Ben Kimim ?
Ben Berker ÖZ, Toulouse merkezli çalışan bir mimarım.
Mimarlık eğitimimi 2014 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde tamamladım.
Bugün mimari tasarım, proje desteği ve görsel iletişim arasında konumlanan bağımsız bir çalışma pratiği geliştiriyorum. Özel ve kurumsal müşteriler için mimari hizmetler sunmanın yanında, mimarlar, ofisler ve proje ekipleri için dışarıdan esnek destek sağlıyorum.
Profesyonel çalışmalarımın yanı sıra, kişisel tasarım araştırmaları, görsel denemeler ve mekân, temsil ve düşünce üzerine üretimler de geliştiriyorum.
Studio Hakkında
Bu stüdyo benim için hem profesyonel hem de kişisel bir alan.
Burada mimari hizmetlerimi, projelerimi ve işbirliklerimi sunuyorum; aynı zamanda mimarlık, mekân ve temsil etrafında kişisel araştırmalar, tasarım denemeleri ve görsel üretimler geliştiriyorum.
Burayı düşünmek, üretmek, denemek ve paylaşmak için bir çalışma zemini olarak görüyorum. Bazı işler müşteri veya proje odaklı, bazıları ise daha kişisel ya da deneysel olabilir; fakat hepsi aynı niyetten doğuyor: fikirleri daha açık anlamak, onlara biçim vermek ve özenle geliştirmek.
Felsefe
Mimarlıkla zaman içinde kurduğum ilişki, yalnızca yaptığım işi değil, dünyayı algılama biçimimi de dönüştürdü. Bu dönüşüm, bakışımı giderek mekânın ötesine taşıdı.
Zamanla yalnızca yapıların ve mekânların değil; fikirlerin, imgelerin ve gündelik durumların da kendi içinde bir yapısı, kendine özgü bir mimarisi olduğunu fark etmeye başladım. Bir şeyin nasıl kurulduğu, hangi parçalarla var olduğu, neyle temas ettiği ve hangi gerilimler üzerinden şekillendiği benim için giderek daha görünür hale geldi.
Bu yüzden dünyayı tek başına duran şeylerden çok; birbirine bağlanan katmanlar, ritimler, ilişkiler ve olasılıklar üzerinden okuyorum. Yaratıcı düşünce de benim için bu okumadan doğuyor. Eldeki unsurları yalnızca bir araya getirmekten çok, onları yeni oranlar, yeni dengeler ve yeni ilişkiler içinde yeniden düzenleyerek başka bir ifade, başka bir yapı ya da yeni bir olasılık kurmaya çalışıyorum.
Bu anlamda mimari düşünce benim için dünyayı okumaya, ilişkileri yeniden görmeye ve görünür olanın ardındaki yapıyı keşfetmeye devam eden açık bir süreç.
